Müze denilince pek çok kişinin aklına sanat, arkeoloji, kültür ya da tarih gibi konular gelir. Dünyanın dört bir yanında kendini gösteren çikolata müzeleri de bu noktada fazlasıyla dikkat çeker. Çikolata tutkunlarını bir hayli cezbeden çikolata müzeleri dünya genelinde de yoğun ilgi görür. Bu müzelerle buluşup içinde neler olduğunu keşfetmek şüphesiz muhteşem bir deneyim olur. Çikolata kokularıyla adeta mest olacağınız ve çikolata tarihini yakından tanıyabileceğiniz çikolata müzeleri hakkında bilgi almak ister misiniz? İşte dünyada en çok ilgi çeken ve ünlü çikolata müzeleri!

Dünyanın değişik noktalarında farklı pek çok müze türü vardır. Bunlar arasında öne çıkanlardan biri de şüphesiz çikolata müzeleri olur. Çikolata müzeleri, enfes lezzetin sahip olduğu köklü geçmişi ve farklı kültürlerdeki şekil değiştirme sürecini içerir. Binlerce yıla kadar uzanan geçmişiyle bilinen çikolata, müzelerde bambaşka temalarla karşınıza çıkar. Çokça sevilen hatta hayran kalınan çikolata müzeleri Almanya, Amerika ya da Türkiye gibi pek çok yerde bulunur. İnsanlar hem çikolatanın gelişimini hem de daha fazla şey öğrenmek için bu müzeleri ziyaret eder. Şık ve ilginç dizayna sahip müzelerde farklı çikolata çeşitlerinin tarihini öğrenmeniz mümkündür. Boş zamanlarınızı hem eğlenceli hem de kaliteli bir aktive ile değerlendirmek istiyorsanız çikolata müzelerini gezebilirsiniz.

Fransa’nın Strasbourg kent sınırlarında yer alan Çikolata Sırları Müzesi yıl içinde hem yerli hem de yabancı turistler tarafından yoğun şekilde ziyaret edilir. Müze, iç ve dış tasarımıyla da oldukça dikkat çekicidir. Ziyaretçilerini çikolatanın yapım serüvenine kadar götüren müzede gördüğünüz her detaya hayran kalma ihtimaliniz son derece yüksektir. Çikolata gurmelerinden tam not almayı başaran müzenin içinde çikolata ikramı da yapılır. Çikolatanın tarihi, içerikleri ve bilinmeyen özellikleri hakkında merak ettiğiniz bilgileri gezerek öğrenmek isterseniz Çikolata Sırları Müzesi’ne gitmeniz önerilir.

Alman çikolata markaları arasında yer alan Stollwerck’in üretim yeri olarak da tercih ettiği Köln, şirketin girişimleri sonucunda açılan ve çikolatanın neredeyse 2600 yıllık tarihini anlatan son derece büyük bir müzeye ev sahipliği yapar. Köln Çikolata Müzesi, dünyada çikolatanın bilinen en eski izlerinin yer aldığı yaklaşık 2600 yıllık bir çömleği de içinde barındırır. O tarihten bu yana süregelen zamanda çikolatanın enfes yolculuğuna ışık tutan müze, görenleri fazlasıyla etkiler. 1993 senesinden beri Ren Nehri’nin kıyısında ziyaretçilerini ağırlayan mekanda çikolatanın üretim süreci ve tropikal bölgelerde yapılan kakao hasadı gibi pek çok ilginç ayrıntı bir arada bulunur. Yıl içinde ortalama 675 binden fazla ziyaretçi ağırlayan müzedeki 3 metre uzunluğa sahip Çikolata Çeşmesi de oldukça ilgi çekicidir.

Çikolatanın Avrupa’ya ilk giriş yaptığı nokta İspanya olarak bilinir. Dolayısıyla çikolata tarihinde İspanya’nın ayrı bir yeri ve önemli rolü bulunur. Ülkenin sanayileşme sürecine adım atmasında da çikolatanın etkilerinin son derece fazla olduğunu söylemek mümkündür. Çikolataseverlere tarihten izler sunan mekanda, icat edilen ilk çikolata müzesini de görebilirsiniz. Kentte yer alan manastırda ziyaretçilerine açılan Barselona Çikolata Müzesi, enfes lezzet için önem taşıyan isimlerin heykellerini de içinde barındırır. Üstelik bu konuda sunduğu koleksiyon oldukça geniştir.

Güney Kore sınırlarında yer alan Seogwipo Çikolata Müzesi de bu enfes lezzeti tanıtma konusunda son derece önemli bir yere sahiptir. Dünyadaki en büyük ikinci çikolata müzesi olma ünvanına sahip bu yer yöreye ait volkanik taşlar ile inşa edilmiştir. İnsanı adeta büyüleyen bir manzaraya sahip Seogwipo Çikolata Müzesi hem mimarisiyle hem de içindeki yapıtlarla dikkat çeker.

ABD sınırlarına bağlı olan Pensilvanya’da yer alan Hershey Çikolata Müzesi, gerçek çikolata tutkunları tarafından bilinir. Burası diğer müzelere göre biraz daha farklı bir yapıdadır. Fakat bugüne kadar ziyaret edilebilecek en tatlı müzeler arasında yer alır. Müze içinde pek çok çikolata atölyesi mevcuttur. Bu atölyelere katılım sağlayarak kendi zevkinize göre çikolatanızı yapıp keyifle tadabilirsiniz. Müzede yapacağınız gezintide tarihi pek çok bilgi edinmeniz mümkündür. Bir yandan ise harika çikolataların veya çikolatalı içeceklerin de tadına bakabilirsiniz.

Belçika da enfes ve damakta iz bırakan çikolatalarıyla ünlü bir ülkedir. Son derece lezzetli ve farklı çikolata çeşitlerinin üretildiği toplam 13 çikolata fabrikasıyla ülke ön plana çıkmayı başarır. 2100’den fazla çikolata dükkanı yer alan Belçika’daki çikolata müzesi de oldukça dikkat çekicidir. Çikolata tutkunlarından tam not alan müzede çikolatanın yapım serüvenine doğru unutulmaz yolculuklar yapabilirsiniz. Gezinti sırasında dilerseniz istediğiniz çikolataları da tadabilirsiniz. Kültür ve gastronomi alanlarını birleştiren müzede ilginç aynı zamanda unutulmaz bir yolculuğa başlayabilirsiniz.

Doğu Kanada Bölgesi eyaletleri arasında yer alan New Brunswick’teki Ganong Çikolata Müzesi de çikolataya merak duyan hemen herkesin mutlaka görmesi gereken noktalar arasındadır. 1873 senesinde kurulan Ganong markası aynı zamanda Kanada’nın en eski çikolata şirketi olarak da bilinir. Müzede de Ganong’un çikolatalarla bezeli olan hikayesi anlatılır. Ziyaretçiler burada ambalajlı çikolata tarihine uzanan yolculuklar da yapabilir.

Modern çikolata dizaynının ne şekilde işlendiğine şahit olabileceğiniz Nestle Çikolata Müzesi, Meksika’nın popüler noktaları arasında yer alır. Burada çikolata ile yapılan birbirinden eşsiz figürler sergilenir. Mekanda hoş bir gezi gerçekleştirirken bir yandan çikolatalarının da eşsiz tadını deneyimleme şansını yakalayabilirsiniz.

Pelit Çikolata Müzesi, Türkiye’de de öne çıkan kültürel mekanlardan biridir. Burada gördüğünüz her şey ama her şey çikolatadan yapılır. Girişte çikolata şelalesinden özel ikramlar yapılan müzede Atatürk, Mevlana ve Aşık Veysel gibi ünlü kişilerin heykelleri vardır. Üstelik bu heykellerin tamamı da çikolatadan yapılır. Müzeyi gezerken kendinizi kaybedeceğiniz pek çok ilginç ve güzel ayrıntı mevcuttur. Çikolata aşığı olarak Türkiye’de hatta İstanbul’da gezerken burayı görmeden dönmemek gerekir.

Yapımında neredeyse sekiz ton çikolatanın kullanıldığı eşsiz bir yer olan Bursa Çikolata Müzesi hem yetişkinlerin hem de çocukların dikkatini çeker. Şehrin sembol yapılarının ve önemli kişiliklerinin çikolatalar ile canlandırıldığı müze ortalama üç bin metrekarelik bir alanda konumlanır. Burada Osmanlı’nın hamam, han ve medreselerinden köprüler ile camilere kadar pek çok yapının minyatür hali vardır. Aynı zamanda Türk milletinin de son derece önemli şahsiyetlerinin heykelleri sergilenir. Müzenin kurucularından birinin Belçika’da çikolata üzerine akademik eğitimi vardır. Bu da müzeyle ilgili dikkat çeken önemli ayrıntılardan biridir. Teknik, gastronomi ve güzel sanatların birleşimi sonucunda doğan eserler uzun süredir ziyaretçilerini en güzel şekilde karşılar. Müzede enfes lezzetleri denerken bir yandan da figürleri inceleyerek keyif dolu vakitler geçirebilirsiniz.
Çikolata Sepeti güvencesiyle sunulan birbirinden leziz spesiyal çikolatalar arasından dilediğinizi seçebilirsiniz. Dünyanın farklı yerlerinde popüler olan özel lezzetler ile hem kendinizi hem de sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz.